22 Temmuz 2012 Pazar

Tasarımsal sorunsallar

Sürekli kafamda kurup duruyorum (gerçi her kadın kadar kuruyorum, ne az ne fazla), şu elbiseyi alsam altına da dolgu pembe ayakkabıları giyerim, biraz daha kilo verince çok süper olur, saçlarımı da şöle öne doru kahküllü tararım, uçlarını maşa yaptırırım, oğlumla kocacığımla gider gezeriz, ordan hoop tatil planlarına zıplarım, deniz güneş kum dağ tepe ova memleket memleket kurar kurar geçerim... Bitti mi sandınız? Asla bitmez, dün akşam ucunu yakalayamadığım bir tasarım projesinden girdim en son kendimi 80 dönemi çantalarla ilgili sap tasarımı yaparken buldum. Filizoş'a söyledim, onun pek kafasına yatmadı ama en azından bilimkurgu rüya görmek yerine mesleki deformasyonumla herşeyi geliştirme hastalığına tutulduğumu söyleyip güldü. Şimdi bu blog işinde de böyle bir durum var galiba, geliştirme takıntısıyla yazma takıntısı birleşip asıl olay olan Uzay'ıma hatıra projesini teget geçer miyim diye merak eder durumdayım. Neyse, zaten bunu oturup elde cetvelle ölçüp biçeceksek ne eğlencesi kalır değil mi? O yüzden saldım çayıra annem kayıra, bloglara özgürlük saçlara   jöleli briyantin talep ediyorum..

Çocuğu ver yoksa ateş edicem...
   

Etiketler: , ,

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa